[ Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Yayın Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazım Kuralları | İletişim ]
2019, Cilt 58, Sayı 1, Sayfa(lar) 027-031
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
FDG PET/BT görüntülemede tiroid bezinde rastlantısal saptanan fokal artmış FDG tutulumunun klinik önemi
Sevil Tatlıdil, Ayşegül Akgün
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nükleer Tıp Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye
Anahtar sözcükler: FDG PET/BT, tiroid nodülü, malignite
Özet
Amaç: Bu çalışmada tiroid bezinde önceden malignite varlığı bilinmeyen olgularda, FDG PET/BT görüntüleme sırasında rastlantısal saptanan fokal artmış FDG (RSFA-FDG) tutulumunun prevalansı, klinik önemi ve malignite oranlarını araştırmak amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Mayıs 2014 – Eylül 2016 tarihleri arasında FDG PET/BT görüntülemesi yapılan 7267 hastada tiroid bezinde RSFA-FDG tutulumu saptanan 193 (%2,6) olgunun klinik takipleri ve SUVmax değerleri retrospektif değerlendirildi.

Bulgular: Tiroid bezinde RSFA-FDG tutulumlarının SUVmax değeri 3-71 arasında olup ortalama 9,13±7,4 olarak saptandı. Hastaların %54,4’ünde (105/193) olası tiroid patolojileriyle ilgili inceleme yapıldığı görüldü. Otuz dokuz hastanın (%20,2) patolojik incelemesi mevcut olup, bunların 10’u tiroidektomi materyali, 29 tanesi ise biyopsi sonucuydu. Biyopsi yapılan 29 hastadan iki olgu tiroid papiller karsinomu (TPK), dört olgu TPK yönünden kuşkulu, biri metastatik odak, 22’si ise benign hastalıklar lehine raporlanmıştı. Opere olan 10 hastanın beşinde TPK, ikisinde metastatik odak, kalan üç vakada ise tiroidin benign nodüler hastalıklarıyla uyumlu bulgular saptanmıştı. Malignite tanısı alan 10 tiroid nodülünde SUVmax değeri 3-34,9 arasında olup ortalama SUVmax=12,5±9,1 idi. Serimizde FDG PET/BT görüntülemede RSFA-FDG tutulumu gösteren tiroid nodülü saptanma oranı %2,6 olup, hastaların %20,2’sinde patolojik inceleme yapılmış, malignite oranı %25,6 (10/39) olarak saptanmıştır.

Sonuç: FDG PET/BT görüntüleme sırasında saptanan RSFA-FDG tutulumunda malignite oranının yüksek olduğu görülmektedir. Hastaların büyük bölümüne ileri inceleme yapılmamış olması primer maligniteye bağlı sağ kalım beklentisinin kısa olmasına bağlı olabilir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Tiroid insidentalomaları ultrasonografi (US), bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme gibi radyolojik görüntülemelerde rastlantısal saptanan tiroid lezyonları olarak tanımlanır. Dean ve ark. 1 2008 yılında yaptığı epidemiyolojik çalışmaya göre tiroid nodülü tespit edilme oranı; palpasyonla %2-6, ultrasonografi ile %19-35, otopsi serilerinde ise %8-65 olarak bildirilmiştir. Otopsi serilerinde rastlanan yüksek nodül prevelansına rağmen, palpabl tiroid nodüllerinin yıllık insidansı bazı çalışmalarda yaklaşık %0,1 olarak bulunmuştur 2. Bu nedenle, çoğu tiroid insidanteloması çeşitli görüntüleme yöntemleriyle rastlantısal tespit edilmekte olup, tespit edilen bu nodüllerde malignite olasılığı net bilinmemektedir.

    Tiroid kanserleri endokrin sistemin en sık görülen kanseri olup ABD Ulusal Kanser Enstitüsü 2016 yılı verilerine göre yeni teşhis edilen tüm kanserlerin %3,4’ünü oluşturmaktadır 2. Vakaların %76’sı kadın, %24’ü erkektir 2. 5-yıllık sağ kalım oranı %98,2 olmakla birlikte uzak metastazlı olgularda bu oran %56,2’dir 2. ABD ulusal kanser enstitüsü verilerine göre ortalama tanı yaşı 51, ölüm yaşı ise 73’tür 2.

    18 F-fluorodeoxyglucose (FDG) PET/BT görüntüleme-sinin çeşitli malignite tanılı hastalarda metastatik hastalığın lokalizasyonu ve evrelendirilmesi amacıyla kullanımı gittikçe artmaktadır. FDG'nin normal tiroid bezine alımı homojen ve düşük yoğunluklu olup, genellikle FDG PET görüntülemesinde tiroid bezi ayırt edilemez 3. FDG'nin tiroid bezinde fokal veya yaygın artmış dağılımı FDG PET/BT görüntülemede genellikle rastlantısal bir bulgu olarak görülür. Bazı çalışmalar, tiroid insidentaloması insidansının FDG PET/BT incelemelerinde % 1,2-2,3 olduğunu bildirmiştir 4.

    Bu çalışmanın amacı, bilinen tiroid dışı malignite varlığı olan hastalarda yapılan FDG PET/BT görüntülemesinde rastlantısal saptanan fokal artmış FDG tutulumuna klinik yaklaşım açısından kurumsal deneyimimizi değerlendir-mek ve bu hastalarda tiroid malignite riskini belirlemektir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Bu çalışmaya Mayıs 2014-Eylül 2016 tarihleri arasında kliniğimizde çeşitli onkolojik nedenlerle FDG PET/BT görüntülemesi yapılan 7267 yetişkin hastadan tiroid bezinde rastlantısal fokal artmış FDG tutulumu saptanan 193 hasta dahil edildi. Bilinen primer tiroid tümörlü hastalar ve çocuk hastalar çalışma grubunun dışında bırakıldı.

    FDG PET/BT incelemesinde tüm hastalar için Ege Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nın belirlediği standart çekim protokolü uygulandı. En az 6 saat açlık durumunu takiben kan şekeri seviyesi <200 mg/dL olan hastalara, 550 MBq FDG'nin intravenöz uygulamasından yaklaşık 60 dakika sonra tüm vücut taraması için görüntü alımı başladı. Tüm vücut emisyon taramaları, her pozisyonda 2 dakika boyunca 7-8 yatak pozisyonundan oluşuyordu.

    Bu çalışmada tiroid bezinde rastlantısal saptanan fokal artmış FDG tutulumu, PET görüntülerinde tiroid zemin aktivitesine oranla artmış fokal FDG tutulumu olarak tanımlandı. FDG-PET/BT görüntülemede tiroid bezinde anormal FDG tutulumu olan her hasta için hesaplanmış maksimum SUV (SUVmax) değerleri kaydedildi.

    Malign ve benign lezyonların SUVmax değeri yönünden farkının anlamlılığı parametrik olmayan veri dağılımı nedeniyle Mann-Whitney U testi kullanılarak hesaplandı.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Tiroid bezinde rastantısal fokal artmış FDG tutulumu saptanan 193 (%2,6) hastanın %54,4’ünde (105/193) olası tiroid patolojileriyle ilgili inceleme yapıldığı görüldü. Hastaların %21,9’unda (23/105) tirotoksikoz ile uyumlu tiroid fonksiyon test sonuçları mevcuttu. Tiroid sintigrafisi olan yedi hastanın üçünde hiperaktif tiroid nodülü, birinde ise akut tiroidit saptanmıştı. Papiller tiroid karsinom tanısı alan bir hastada tirotoksikoz ile uyumlu tiroid fonksiyon testleri mevcuttu.

    Yüz doksan üç hastadan 39’unun (%20,2) sitolojik ve histopatolojik incelemesi mevcut olup, bunların 10’u tiroidektomi materyali, 29 tanesi ise biyopsi sonucuydu. Biyopsi yapılan 29 hastadan iki olgu tiroid papiller karsinomu, dört olgu papiller karsinom yönünden kuşkulu, biri küçük hücreli dışı akciğer karsinomu metastazı, 22’si ise benign hastalıklar lehine raporlanmıştı. Opere olan 10 hastanın beşi tiroid papiller karsinomu (Şekil-1), biri rektum adenokarsinomu metastazı (Şekil-2), biri küçük hücreli dışı akciğer karsinomu metastazı, ikisi benign kistik lezyon, kalan bir vaka ise folliküler nodüler hastalık tanısı almıştı.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: Opere rektum adenokarsinomu olgunun evreleme amaçlı yapılan PET/BT görüntülemesine ait BT ve PET/BT füzyon görüntülerinde, tiroid bezi sol lobunda 1,3 cm boyutlu hipermetabolik lezyon (SUVmax=7) izlenmektedir. Operasyon sonrası histopatolojik incelemesi adenokarsinom metastazı ile uyumludur.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 2: Akciğerde primer tümör odağı arama amaçlı yapılan PET/BT görüntülemesine ait BT ve PET/BT füzyon görüntülerinde, tiroid bezi sol lobunda 1.4 cm boyutlu, hipermetabolik (SUVmax=17,2) nodül izlenmiştir. Histopatolojik değerlendirmede tiroid papiller karsinomu klasik varyant tanısı almıştır.

    Tiroid bezinde rastlantısal saptanan fokal artmış FDG tutulumu gösteren lezyonlarda SUVmax değeri 3-71 arasında olup ortalama değer 9,13±7,4 olarak saptandı. Malignite tanısı alan 10 tiroid nodülünde ise SUVmax değeri 3-34,9 arasında olup, ortalaması 12,5±9,1 idi. Histopatolojik veya sitolojik olarak malign olduğu ispatlanan ve sitolojik olarak malignite şüpheli lezyonlar aynı gruba alınarak değerlendirildiğinde SUVmax değerleri 3-34,9 olup ortanca değer 10,8 olarak saptandı. Benign lezyonların ise SUVmax değerleri 4,1-71 arasında değişmekteydi, ortanca değeri ise 6,6 idi. Sitolojik inceleme sonucu malign ya da malignite şüpheli olan veya histopatolojik malignite varlığı ispatlanan lezyonlar malign lezyonlar (n1) grubuna, sitolojik veya histopatolojik incelemesinde benign olduğu saptanan lezyonlar ise benign lezyonlar (n2) grubuna dahil edildi. İki grup arasında SUVmax yönünden farklılık Mann- Whitney U testi ile değerlendirildi ve anlamlı istatiksel fark bulunamadı (n1: 14; n2: 20; p: 0,18; U value=410,5; p>0,05).

    Çalışmaya dahil olan 193 vakanın 88’inde FDG tutulumu gösteren tiroid nodüllerine yönelik ileri inceleme yapılmamıştı. Bu hastaların 11 tanesinin takip eden FDG PET/BT çalışmalarında önceki çalışmalarda bahsedilen fokal FDG tutulumunun izlenmediği görüldü. Bu lezyonların SUVmax değerleri 4,6-26 arasında değişmekte olup ortanca değer 6,6 idi. Olguların yalnızca birinde artmış TSH değeri, üçünde ise normal değerlerle uyumlu tiroid fonksiyon testleri mevcut olup diğer hastaların ileri tetkikleri mevcut değildi.

    Serimizde FDG PET/BT görüntülemede tiroid bezinde rastlantısal fokal artmış FDG tutulumu gösteren lezyon saptanma oranı % 2,6’dır. Bu hastaların %20,2’sinde histopatolojik ve sitolojik inceleme yapılmış ve malignite oranı % 25,6 (10/39) olarak saptanmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Glikoz metabolizmasını gösteren bir glikoz analoğu olan FDG, PET/BT görüntülemede en sık kullanılan radyofarmasötik ajan olup, halen kullanımıyla ilgili yeni endikasyonlar gündeme gelmektedir. Malign tümorlerin artmış aerobik oksidasyon ve glikolizis gösterdiği uzun yıllardır bilinmektedir 5. Di Chiro ve ark. 6 1982 yılında beyin tümörlerinde çevre beyin dokusundan daha fazla FDG tutuluşu izlendiğini göstermesiyle, FDG’nin onkolojik amaçlı kullanımı fikri doğmuştur. FDG’nin malign tümörlerde artmış tutulum mekanizması moleküler düzeyde halen araştırılan bir konu olup, pek çok dokuda farklı yolakların devreye girdiği bilinmektedir. Bu yolaklardan en iyi bilinenler; başta Glut-1 olmak üzere glikoz taşıyıcı proteinlerin artmış sentezi ve glikolitik yolağın hız kısıtlayıcı basamağı olan hekzokinaz 2’nin enzimatik aktivitesindeki artıştır 7.

    FDG’nin normal tiroid bezine alımı oldukça düşük düzeyde veya yoktur 3,8. FDG-PET görüntülemede üç boyutlu rekonstrüksiyon görüntüsünde genelde tiroid bezi izlenmemektedir 9. Tiroid bezinde FDG tutulumun yokluğu sağlıklı tirositlerin öncelikli ATP üretim yolağı olarak yağ asidi oksidasyonunu tercih etmesine bağlıdır 9. Bu bilgi çeşitli in-vitro hayvan deneyleri ve hücre kültürü çalışmalarıyla gösterilmiştir 10,11.

    Tiroid bezinde FDG tutulumu fokal ve diffüz olmak üzere kabaca iki grupta incelenir. Bazı araştırmacılar diffüz tutulumun normalin bir varyantı olduğunu ileri sürmektedir 12,13. Bazı çalışmalarda ise bu tutulumun lenfosit infiltrasyonu, fibrozis süreci, kronik tiroidit, hipotiroidizim ve anti TPO seviyeleri ile ilişkili olabileceği savunulmaktadır 14,15. Çeşitli çalışmalarda TSH artışının glucose transporter-1 (GLUT-1) sentezini arttırdığı ve bunun sonucu olarak tiroid bezinde diffüz artmış FDG dağılımının saptandığı gösterilmiştir 10. Fokal artmış FDG tutulumunda malignite oranı yüksek olup, bu hastaların %27-50’sinde primer tiroid malignitesi teşhisi konulmaktadır 16,17.

    Serimizde FDG PET/BT görüntülemede tiroid bezinde rastlantısal fokal artmış FDG tutulumu gösteren lezyon saptanma sıklığı % 2,6 olup, literatürde bildirilen insidans değerleriyle uyumludur 4. Tiroid bezinde fokal artmış FDG tutulumunun SUVmax değerinin yüksek olması genellikle malignite kuşkusu doğurmakla birlikte, literatürde benign tiroid tümörlerinde yüksek FDG tutuluşu, malign tümörlerde ise düşük FDG tutuluşu olabileceği bildirilmektedir. Jamie ve ark. 18 yaptığı çalışmada, tiroid nodüllerine yönelik operasyon öncesi FDG PET/BT görüntüleme yapılmış ve bulgular operasyon sonrası patoloji sonuçları ile karşılaştırılmıştır. PET/BT görüntülerinde multinodüler guatrda dominant nodülde, hurtle hücreli adenom ve folliküler adenom tanısı alan hastalarda tiroid bezinde ilgili lokalizasyonda fokal belirgin artmış FDG tutulumu olduğunu saptamışlardır. Bu hasta grubunun SUVmax değeri patolojik inceleme sonucu benign olan diğer hastalarla kıyaslandığında belirgin fazla, malignite tanısı alan hastaların değerleriyle karşılaştırıldığında ise kısmen düşüktür. Bununla birlikte malign natürde olmalarına rağmen papiller tiroid karsinomunun bazı alt gruplarında ve böbrek hücreli karsinomun tiroid bezi metastazında düşük düzeyli FDG tutulumunun saptandığı bildirilmiştir. Nayan ve ark. 19 ait metaanaliz çalışmasında malign tiroid insidantelomaları için cut-off SUVmax değeri 3,3 olarak önerilmiştir.

    Radyoiyot konsantrasyonu yeteneği sınırlı olan az diferansiye tiroid malignitelerinin metabolik açıdan yüksek aktivite gösterdiği bilinmektedir 20-22. Güncel yaklaşımda iyi diferansiye tiroid malignitelerinde yüksek tiroglobulin değeri saptanması ve İyod-131 tüm vücut tarama sintigrafisinde patolojik bulgu saptanmaması durumunda FDG PET/BT görüntüleme ile ileri inceleme yapılması gündeme gelmektedir. Bu hasta popülasyonundan yapılan çalışmalarda FDG tutulumu artışı ile agresif tipte malign tümör saptanması arasında pozitif bir ilişki ortaya konulmuştur 23. Çalışmamızda malign ve benign lezyonlar arasında SUVmax açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamış olup, literatürde bununla uyumlu çalışmalar mevcuttur 24. Nayan ve ark. 19 metaanaliz çalışmasında benign / malign ayırımının SUVmax değeri ile değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı belirtilmiştir. Çalışmamızda benign lezyonların SUVmax değerleri 4,1-71 arasında olup, ortanca değeri 6.6 idi. Literatürde ise benign tiroid nodüllerinde SUVmax değeri 0,0-9,8, ortanca değer ise 2,4 olarak bildirilmektedir 18. Benign lezyonların SUVmax değerlerinin diğer çalışmalarla karşılaş-tırıldığında serimizde yüksek olduğu gözlenmektedir. BT’de hipodens özellikte olup, artmış FDG tutulumu olmayan nodüllerin çalışma grubumuza dahil edilmemiş olmasının bu farklılığa neden olduğu düşünülmektedir.

    Çalışmamızda ek bir veri olarak, 11 hastanın tiroid bezinde takip PET/BT görüntülemelerinde izlenmeyen fokal artmış FDG tutulumu saptanmış olup, kayıtlarda bu hastalar ile ilgili veri olmaması nedeniyle değerlendirilememiştir. Literatür çalışmalarında benzer bulguyu bildiren makale tespit edilmemekle birlikte, bulgunun ayrıcı tanısında fokal bakteriyel tiroidit, tedavi yanıtı veren metastaz düşünülmüştür.

    Bu güne kadar FDG PET/BT ve tiroid insidantelomaları ile ilgili oldukça fazla sayıda araştırma yapılmış olup, FDG PET/BT görüntüleme ile saptanan tiroid insidanteloma oranı %0,1-4,3 ve malignite riski %10,3-80 arasında bildirilmiştir 4,24-29. 2014 yılında Nayan ve ark. 19 yaptığı meta-analitik çalışmaya göre FDG pozitif tiroid insidantelomalarında malignite saptanma yüzdesi %19,8 olarak açıklanmıştır. Çalışmamızda bu oran %25,6 olarak hesaplanmış olup literatürle uyumludur. Literatüre göre klinisyenlerin tiroid insidentelomalarına yaklaşımı oldukça büyük farklılıklar göstermekle birlikte, American Thyroid Association (ATA) kılavuzunun önerisi PET/BT görüntülemede FDG pozitif saptanan ve sonografik olarak var olduğu kanıtlanan tüm tiroid nodüllerine ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılması şeklindedir 30. Serimizde rastlantısal fokal FDG tutulumu saptanan 193 hastanın yaklaşık yarısına (%45,6) tiroid bezine yönelik ileri tetkik yapılmadığı görülmüştür. Bu yüksek oranın yaşam beklentisinin düşük olmasına, hastanın genel durum bozukluğuna veya tetkik reddine bağlı olabileceği düşünülmektedir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Çalışmamızın sonuçlarına göre FDG PET/BT görüntüleme sırasında saptanan rastlantısal fokal artmış FDG tutulumu olan lezyonlarda malignite oranının yüksek olduğu saptanmış olup, ileri değerlendirmenin gerekliliği vurgulanmaktadır.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Dean DS, Gharib H. Epidemiology of thyroid nodules. Best Pract Res Clin Endocrinol Metab 2008;22(6):901-11.

    2) National cancer institue surveillance, epidemiyology and end results (SEER). Available from: http:// seer.cancer.gov

    3) Nakamoto Y, Tatsumi M, Hammoud D, Cohade C, Osman MM, Wahl RL. Normal FDG distribution patterns in the head and neck: PET/CT evaluation. Radiology 2005;234(3):879–85.

    4) Kim TY, Kim WB, Ryu JS, Gong G, Hong SJ, Shong YK. 18F-fluorodeoxyglucose uptake in thyroid from positron emission tomogram (PET) for evaluation in cancer patients: High prevalence of malignancy in thyroid PET incidentaloma. Laryngoscope 2005;115(6):1074-8.

    5) Warburg O, Posener K, Negelein E. The metabolism of cancer cells. Biochem Zeitschr 1924;152:129-69.

    6) Di Chiro G, DeLaPaz RL, Brooks RA, et al. Glucose utilization of cerebral gliomas measured by [18F] fluorodeoxyglucose and positron emission tomography. Neurology 1982;32(12):1323-9.

    7) Higashi T, Saga T, Nakamoto Y, et al. Relationship between retention index in dual-phase 18F-FDG PET, and hexokinase-II and glucose transporter-1 expression in pancreatic cancer. J Nucl Med 2002;43(2):173-80.

    8) Bogsrud TV, Lowe V. Normal variants and pitfalls in whole-body PET imaging with18F FDG. Appl Radiol 2006;35(1):16-30.

    9) Field J. Intermediary metabolism of the thyroid. In: Astwood EB, Greep RO (eds). American Physiological Society Handbook of Physiology: Endocrinology; Section 7, Volume 3, Thyroid. Washington, DC: American Physiological Society; 1974:147-59.

    10) Hosaka Y, Tawata M, Kurihara A, Ohtaka M, Endo T, Onaya T. The regulation of two distinct glucose transporter (GLUT1 and GLUT4) gene expressions in cultured rat thyroid cells by thyrotropin. Endocrinology 1992;131(1):159-65.

    11) Gould GW, Thomas HM, Jess TJ, Bell GI. Expression of human glucose transporters in Xenopus oocytes: Kinetic characterization and substrate specificities of the erythrocyte, liver, and brain isoforms. Biochemistry 1991;30(21):5139-45.

    12) Gordon BA, Flanagan FL, Dehdashti F. Whole-body positron emission tomography: Normal variations, pitfalls, and technical considerations. AJR 1997;169(6):1675-80.

    13) Shreve PD, Anzai Y, Wahl RL. Pitfalls in oncologic diagnosis with FDG PET imaging: Physiologic and benign variants. Radiographics 1999;19(1):61-77.

    14) Yasuda S, Shohtsu A, Ide M, et al. Chronic thyroiditis: Diffuse uptake of FDG at PET. Radiology 1998;207(3):75-8.

    15) Karantanis D, Bogsurd TV, Wiseman GA, et al. Clinical significance of diffusely increased 18F-FDG uptake in the thyroid gland. J Nucl Med 2007;48(6):896-901.

    16) Choi JY, Lee KS, Kim HJ, et al. Focal thyroid lesions incidentally identified by integrated 18F-FDG PET/CT: Clinical significance and improved characterization. J Nucl Med 2006;47(4):609-15.

    17) Cohen MS, Arslan N, Dehdashti F, et al. Risk of malignancy in thyroid incidentalomas identified by fluorodeoxyglucose-positron emission tomography. Surgery 2001;130(6):941-46.

    18) Jamie C, Mitchell MD, Frederick Grant MD, et al. Preoperative evaluation of thyroid nodules with 18FDG-PET/CT. Surgery 2005;138(6):1166-75. 19. Nayan S, Ramakrishna J, Gupta MK. The proportion of malignancy in incidental thyroid lesions on 18-FDG PET study: A systematic review and meta-analysis. Otolaryngol Head Neck Surg. 2014;151(2):190-200.

    20) Chisin R, Macapinlac HA. The indications of FDG-PET in neck oncology. Radiol Clin North Am 2000;38(5):999-1012.

    21) Larson SM, Robbins R. Positron emission tomography in thyroid cancer management. Semin Roentgenol 2002;37(2):169-74.

    22) Lind P, Kumnig G, Matschnig S, et al. The role of F-18FDG PET in thyroid cancer. Acta Med Austriaca 2000;27(2):38-41.

    23) Robbins RJ, Wan Q, Grewal RK, et al. Real-time prognosis for metastatic thyroid carcinoma based on 2-[18F]fluoro-2-deoxy-D-glucose-positron emission tomography scanning. J Clin Endocrinol Metab 2006;91(2):498-505.

    24) Ohba K, Nishizawa S, Matsushita A, et al. High incidence of thyroid cancer in focal thyroid incidentaloma detected by 18 F-fluorodeoxyglucose positron emission tomography in relatively young healthy subjects: Results of 3-year follow-up. Endocr J 2010;57(5):395-401.

    25) Pagano L, Sama MT, Morani F, et al. Thyroid incidentaloma identified by 18F-fluorodeoxyglucose positron emission tomography with CT (FDG-PET/CT): Clinical and pathological relevance. Clin Endocrinol 2011;75(4):528-34.

    26) Nilsson IL, Arnberg F, Zedenius J, Anders S. Thyroid incidentaloma detected by fluorodeoxyglucose positron emission tomography/computed tomography: practical management algorithm. World J Surg 2011;35(12):2691-7.

    27) Kao YH, Lim SS, Ong SC, Padhy AK. Thyroid incidentalomas on fluorine-18-fluorodeoxyglucose positron emission tomography-computed tomography: Incidence, malignancy risk, and comparison of standardized uptake values. Can Assoc Radiol J 2012;63(4):289-93.

    28) King DL, Stack BC, Jr, Spring PM, et al. Incidence of thyroid carcinoma in fluorodeoxyglucose positron emission tomography- positive thyroid incidentalomas. Otolaryngol Head Neck Surg 2007;137(3):400–4.

    29) Yang Z, Shi W, Zhu B, Hu S, et al. Prevalence and risk of cancer of thyroid incidentaloma identified by fluorine-18-fluorodeoxyglucose positron emission tomography/computed tomography. J Otolaryngol Head Neck Surg 2012;41(5):327-33.

    30) Haugen BR, Alexander EK, Bible KC, et al. 2015 American Thyroid Association Management Guidelines for Adult Patients with Thyroid Nodules and Differentiated Thyroid Cancer: The American Thyroid Association Guidelines Task Force on Thyroid Nodules and Differentiated Thyroid Cancer. Thyroid 2016;26(1):1-133.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]