Amaç: Bu çalışmanın amacı, diyaliz almayan kronik böbrek hastalığı (KBH) olan hastalarda irritabl bağırsak sendromu (IBS) sıklığını ve ilişkili faktörleri, ayrıca depresyon ve anksiyete düzeylerini belirlemektir. Ayrıca yaşam kalitesini iyileştirmek için olası önlemleri araştırmak amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Evre III-V prediyaliz KBH'li hastalar, Roma IV kriterlerine göre IBS açısından değerlendirildi. Anksiyete ve depresyon düzeyleri Hamilton Anksiyete ve Depresyon Derecelendirme Ölçekleri kullanılarak değerlendirildi. Hastalar IBS varlığına göre iki gruba ayrıldı.
Bulgular: 154 hastanın 33'ünde (%21,4) IBS varken, 121'inde (%78,6) IBS yoktu. IBS grubunda 5 hastada hiç anksiyete yoktu, 14 hastada hafif ve 14 hastada majör anksiyete vardı. IBS olmayan grupta ise 44 hastada hiç anksiyete yoktu, 52 hastada hafif ve 25 hastada majör anksiyete vardı. İki grup arasında anksiyete düzeylerinde anlamlı bir fark gözlenirken, depresyon düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Alt grup analizi de anksiyetede anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Fosfor bağlayıcılar, kalsiyum kanal blokerleri veya beta blokerlerin kullanımı açısından anlamlı bir fark bulunmazken, ACEI/ARB kullanımı IBS grubunda anlamlı derecede daha yüksekti.
Sonuç: IBS, diyaliz öncesi kronik böbrek hastalığı (KBH) hastalarında genel popülasyona kıyasla daha sık görülmüştür. Anksiyete, IBS hastalarında daha yaygındı ve ACEI/ARB kullanımı, IBS sıklığının artmasıyla ilişkiliydi. IBS, diyalizden önce başlayabileceğinden, diyaliz öncesi kronik böbrek hastalığı (KBH) hastalarının tedavisini yönetirken göz önünde bulundurulmalıdır.
ACE inhibitörü ARB Anksiyete depresyon İrritabl bağırsak sendromu
no
Aim: This study aimed to determine the frequency of irritable bowel syndrome (IBS) and associated factors, as well as the levels of depression and anxiety, in patients with chronic kidney disease (CKD) not receiving dialysis. It also aimed to explore potential measures to improve quality of life.
Materials and Methods: Patients with stage III–V predialysis CKD were assessed for IBS based on the Rome IV criteria. Anxiety and depression levels were evaluated using the Hamilton Anxiety and Depression Rating Scales. Patients were divided into two groups based on the presence of IBS.
Results: Among 154 patients, 33 (21.4%) had IBS and 121 (78.6%) did not. In the IBS group, 5 patients had no anxiety, 14 had mild, and 14 had major anxiety. In the non-IBS group, 44 had no anxiety, 52 had mild, and 25 had major anxiety. A significant difference in anxiety levels was observed between the two groups, but no significant difference was found in depression levels. Subgroup analysis also revealed a significant difference in anxiety. While no significant differences were found regarding the use of phosphate binders, calcium channel blockers, or beta-blockers, ACE inhibitor/ARB use was significantly higher in the IBS group.
Conclusion: IBS was more frequent in predialysis CKD patients compared to the general population. Anxiety was more common in IBS patients, and ACEI/ARB use was associated with increased IBS frequency. IBS can begin before dialysis, so it should be considered when managing treatment in predialysis CKD patients.
ACE inhibitor ARB Anxiety depression Irritable bowel syndrome
no
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Gastroenteroloji ve Hepatoloji, Nefroloji, Psikiyatri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | no |
| Gönderilme Tarihi | 22 Kasım 2024 |
| Kabul Tarihi | 17 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 9 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.19161/etd.1588649 |
| IZ | https://izlik.org/JA42MY99AY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 65 Sayı: 1 |
Ege Tıp Dergisi, makalelerin Atıf-Gayri Ticari-Aynı Lisansla Paylaş 4.0 Uluslararası (CC BY-NC-SA 4.0) lisansına uygun bir şekilde paylaşılmasına izin verir.