There is a lack of agreement upon the necessity of processing the radical prostatectomy materials (RPM) totally or partially, and if partial sampling is preferred which technique shall be used. İn our study, various partial sampling models were investigated for their sensitivity in determining the pathologic prognostic factors. We retrospectively reviewed 28 serially sectioned completely embedded RPMs in terms of total Gleason score (GS), vesicula seminalis invasion, capsular penetration, positive surgical margins, perineural invasion and high grade prostat prostatlc intraepithelial neoplasia. Five partial sampling models were designed considering the frequent localisation of prostate adenocarcinoma. The results were compared with the results of totaly embedded RPMs' using "Kappa consistency analysis method" for statistical analysis. İn Model 1; one section from 1/3 proximal, mid and distal portions of prostate, in Model 2; whole posterior lobe, in Model 3; whole posterior lobe plus one anterior lobe section from mid portion, in Model 4; every posterior lobe, in Model 5; every posterior lobe plus one anterior lobe section from mid portion is sampled. Apical and basal surgical margins and vesicula seminalis are included in each model. AH models appear to be consistent statistically. Sensitivity rates of sampling models for capsular penetration, positive surgical margins and perineural invasion varied between %69-%76 (K:0,70-0,78); %66-88 (K:0,73-0,91) and %94-100 (K:0,92-1), respectively. Ali models were able to detect GS>7 tumor except a GS 8 tumor "missed" in Model 4. We concluded that a logical partial sampling, considering the nature, prognostic parameters and frequent localisation of prostate tumors will provide similar results to the complete sampling of whole gland.
Radikal prostatektomi materyallerinin (RPM) tamamının rutin histolojik takibe alınmasının gerekip gerekmediği, parsiyel örnekleme yapılacaksa parçaların hangi yönteme göre alınmasının uygun olacağı konusunda bir görüşbiriiği yoktur. Çalışmamızda; değişik parsiyel örnekleme modellerinin, patolojik prognostik belirleyicileri tespit edebilme duyariılığı araştırılmıştır. Seri kesitlerie dilimlenerek tamamı takibe alınan 28 RPM geriye dönük olarak incelenmiş, toplam Gleason skoru (GS), veziküla seminalis invazyonu, kapsüler penetrasyon, cerrahi sınır tutulumu, perinöral invazyon, yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazi varlığı açısından değerlendirilmiştir. Sonuçlar, prostat adenokarsinomlarının sıklıkla bulunduğu yerleşim yerieri gözönünde tutularak tasarianan beş parsiyel örnekleme modelinin sonuçlarıyla, kappa tutariılık analizi yöntemi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Model 1'de prostatın proksimal, orta ve distal 1/3'ünden birer lambo; Model 2'de tüm posterior lob; Model 3'te tüm posterior lob ve orta bölümden bir anterior lob; Model 4'te birer lambo atlayarak tüm posterior lob; Model 5'te birer atlayarak tüm posterior lob ve orta bölümden bir anterior lob örneklenmiş, tüm modellerde apikal ve bazal cerrahi sınıriar ile veziküla seminalis kökü örneklemeye dahil edilmiştir. Örnekleme modellerinin duyariılık oranları kapsüler penetrasyon için; %69-%76 (K:0,70-0,78), cerrahi sınır tutulumu için %66-88 (K:0,73-0,91), perinöral invazyon için %94-100 (K:0,92-1) arasında değişmektedir. Tüm örnekleme modellerinde, model 4'de "atlanan" bir GS 8 tümör dışında, GS>7 tümör varlığı tespit edilebilmiştir. Sonuç olarak; prostat tümörierinin doğası, prognostik belirleyicileri ve sık görülen yerieşim yerieri gözönüne alınarak yapılacak olan, akılcı birparsiyel örneklemenin tüm bezin ömeklenmesiyle elde edilecek sonuçlara yakın sonuçlar verebileceği düşünülmüştür.
Other ID | JA89UZ88DB |
---|---|
Journal Section | Research Articles |
Authors | |
Publication Date | September 1, 2002 |
Submission Date | September 1, 2002 |
Published in Issue | Year 2002Volume: 41 Issue: 3 |